Buzağılarda ishalle mücadelede antibiyotik değil kolostrum yönetimi!


Photo: kadirkaplan

Erken dönemdeki ishal sorunlarının ortalama % 56'sı, yeni doğan buzağılar için bir numaralı sağlık sorunu haline gelmektedir. Bu durum güçsüz buzağıların mortalitesinin % 52.2'sini oluşturmakta ve maliyetlerin ana nedeni haline gelmektedir.

Buzağılarda bakteriyel salgınlara bağlı enfeksiyonlar hızlı ve çok faktörlü ishale neden olmazlar. Buzağı ishaline neden olduğu bilinen ana enterik patojenler, Şekil 1'de gösterildiği gibi virüsler (örn., Sığır rota virüsü, sığır korona virüsü (BCoV), sığır viral diyare virüsü (BVDV) ve mikroskobik parazitler (Cryptosporidium parvum) )'dir. Salmonella (S) enterika, Escherichia (E.) koli, Clostridium (C.) perfringens, gibi bakteriler genellikle ikincil enfeksiyon faktörleridir.

Şekil 1. Enfeksiyöz ajanların yaygınlığı.

Figure 1. Prevalence of infectious agents.

Antibiyotikler virüslere ve parazitlere karşı etkili olmadığından, ishali önlemek için çok az anlam ifade ederler. Hatta bu durumlarda antibiyotik kullanımı bazı dezavantajlara da sahiptir. Cornell Üniversitesi'nden Mike van Amburgh'a göre ilk olarak, antibiyotik tedavisi görmüş buzağılar ilk laktasyon sırasında, 492 kg (1084lbs) daha az süt üretirler. İkincisi, antibiyotikler faydalı bağırsak bakterilerini yok ederek bağırsak sağlığını bozarlar. Üçüncüsü, Gram-negatif bakterilerin yıkımı, hücre duvarlarının lipopolisakkarit bileşenleri olan endotoksinleri serbest bırakır. UC Davis'den James Cullor'a göre, endotoksinlerin genel etkisi son derece kroniktir ve uyuşukluk, solunum sıkıntısı, geçici hipertermi, bunu takiben hipotermi, azalmış sistemik kan basıncı, artmış kalp atım hızı, ardından azalmış kardiyak output, ishal ve kan pıhtılaşma sisteminde değişikliklere neden olur. Dördüncü olarak, antibiyotik kullanımı antibiyotik direncine neden olur. 

Daha iyi bir yol

Sığır kolostrumu, yeni doğan buzağılara güçlüklere karşı koymak için bir çeşit hayatta kalma kiti sunar. Bu kit, sağlıklı gelişim için gereken her şeyi içerdiğinden buzağının bağışıklık, hormon ve sindirim sistemine yarar sağlar. Kolostrum alımı ile birlikte buzağı doğumdan kısa bir süre sonra, tek seferde 97 bağışıklık faktörünün (bağışıklık sistemini kurmak bileşenleri) hepsini, 87 büyüme faktörünü (biyo-özdeş hormonlar ve hormon öncüleri) ve bağırsaktaki faydalı floranın büyümesine yardımcı olan prebiyotiklerle birlikte farklı probiyotikleri de alır. Bu pasif bağışıklık transferi, kendi patojen tanıma ve yok etme sistemlerini oluşturana kadar buzağıyı korur. Hormonlar ve relaksin, prolaktin, insülin, IGF-1, IGF-2, leptin gibi büyüme faktörlerinin en iyi bileşimi sadece kolostrum yoluyla elde edilebilir. Kolostrum sağımının yararlı içerikleri beşinci sağımdan sonra (ya da doğumdan üç gün sonra) devam edebilir (Şekil 2). 

Şekil 2. Geçiş halindeki kolostrum standart sütten daha zengindir.

Figure 2. Transition state colostrum remains richer than standard milk.

Hayvana özel çözüm 

Kolostrogenez, hormon salgılanması, büyüme faktörleri (IGF-I ve IGF-II) ve meme salgılama hücresini aktive eden büyüme faktörleri (TGF-β1 ve TGF-β2) ile birlikte doğumdan 3 ila 4 hafta önce başlar. Kolostrum, buzağıya antikor transfer ettiğinden inek yetiştiricileri, buzağılamadan 60-30 gün önce, ineklerin aşılanmasıyla birlikte çiftlikte en sık görülen görülen patojenlere karşı kolostrum tasarlayabilirler. Bu şekilde, yeni doğan buzağı, çiftlik ortamında mevcut patojenlere karşı seçici bir koruma alır. Aşılanmış ineklerdeki kolostrum, bakteriyel ve viral istilacıları yoketme, doku onarımını (özellikle bağırsak astarını) uyarma, çeşitli alerjenlerle mücadele etme ve toksin üreten organizmaları nötralize etme yeteneği göstermiştir. Bunun şiddetli ishal tedavisinde de etkili olduğu kanıtlanmıştır. 

Zamanı Yenmek

Yeni doğmuş buzağılarda kolostrum beslemesi söz konusu olduğunda hız birkaç sebepten dolayı çok önemlidir. Birincisi, plasenta çıkarıldıktan sonra kolostrum bileşimi değişir.

İkincisi, yenidoğanlar kolostrumun aktif bileşenlerini parçalayan enzimlerden yoksundur - bunlar daha sonra gelişir.

Üçüncü olarak, üst duodenumun içinde kolostrum bileşenlerinin buzağının kan dolaşımına doğrudan emilmini sağlayan “açık bağırsak”ın sağladığı fırsatın değerlendirilmesi önemlidir. (Patojenlerin açık bağırsaklara da girebileceğini unutmayın).

Ek Hususlar 

Geç laktasyon ve kuru dönemde ineklerin uygun şekilde beslenmesi, kolostrum kalitesini ve miktarını olumlu yönde etkiler. Mikotoksinler - hem tahıllarda hem de kontamine samanlarda bulunur - bağışıklık ve karaciğer fonksiyonunu bozar, bu nedenle güçlü bir mikotoksin risk yönetimi tavsiye edilir. İshale neden olan ajanlar buzağının yaşadığı ortamda bulunurlar. Çevresel sanitasyondaki gelişmeler ve stres faktörlerinin azaltılması (örn. Aşırı kalabalık, sık diyet değişimi, ısı stresi, vb.) Uygun kolostrum yönetimi ile birleştiğinde sağlıklı buzağılara yardımcı olur. 

Sonuç

Bir çiftlikte dünyaya gelen her buzağı, hem sürü büyüklüğünü koruma veya artırma, hem de sürüyü ve ekonomik getirileri iyileştirme için bir fırsat anlamına gelir. Patojen istilası ek maliyetler, sağlık sorunları ve düşük performans yaratabilir. Sonuç olarak kaliteli kolostrum, inek yetiştiricilerinin başarılı bir sonuç elde etmelerini sağlamak son derece önemli bir yoldur.