Fusarium Mikotoksini Kanatli Sağliği İçin Neden Ciddi Bir Tehdit Oluşturmaktadir?

Yemde bulunan herhangi bir mikotoksin, doğrudan kanatlıların mikotoksinlerden en fazla etkilenen organı olan gastrointestinal kanala (GIT) gider. Gastrointestinal kanal aynı zamanda yemin enerjiye dönüştürülmesi için de en önemli organdır ve düzgün çalışması kanatlı performansını doğrudan etkiler. DON (deoksinivalenol), ZEN (zearalenone) ve FUM (fumonisinler) gibi başlıca mikotoksinlerin, klinik semptomları genellikle belirgin olmadığı için, kanatlı sağlığı ve performansı üzerindeki etkileri çoğu zaman göz ardı edilmektedir. Bununla birlikte, Fusarium mikotoksinlerinin bazı önemli kanatlı hastalıkları ile yakından ilişkili olduğunu kanıtlayan bir dizi bilimsel ve ticari deneme yapılmıştır

Şekil 1. Mikotoksinlerin kanatlılar üzerindeki etkileri. Kaynak: BIOMIN

Mikotoksinlerin kanatlılar üzerindeki etkileri. Kaynak: BIOMIN

DON ve FUM'un kanatlı bağırsağı üzerindeki etkileri

DON bilinen bir protein sentez inhibitörüdür ve epitelyal hücreler, hepatik hücreler, bağışıklık hücreleri ve bağırsak epitel hücreleri gibi yüksek dönüşümlü hücrelerin metabolizmasına müdahale eder. Yemdeki DON kontaminasyonunun en sık görülen alt-klinik semptomlarından bazıları, sulu dışkılar, aşı etkinliğinde ve ve yem alımındaki azalmadır. Diğer taraftan, FUM blokları, kasları ve zarları korumada önemli bir rol oynayan kompleks sfingolipidlerin sentezini bloke eder. BIOMIN Mikotoksin Araştırması 2017 raporuna göre, ABD'den alınan mısır örneklerinin % 74'ü, 893 ppb'lik ortalama seviyede (pozitif örnekler için) DON ile kontamine olmuştur. Aynı mısır örneklerinin %65'i ortalama 2,563 ppb seviyesinde FUM ile kontamine olmuştur. Güney Amerika'dan gelen soya fasülyesi örneklerinin %83'ü ise ortalama 1,258 ppb seviyesinde DON ile kontamine olmuştur (Şekil 2).

Şekil 2. 2017 yılında ABD Mısır ve Güney Amerika Soya Fasulyesinde DON ve FUM'un ortalama kontaminasyon seviyeleri. Kaynak: BIOMIN

ABD Mısır (440 örnek)

%74’ü DON ile kontamine olmuş (ortalama= 893 ppb)
%65 FUM ile kontamine olmuş (ortalama =2563 ppb)

Güney Amerika Soya Fasulyesi ( 1166 örnek)

%83’ü DON ile kontamine olmuş (ortalama= 1258 ppb)

Bazı kanatlı besleme denemeleri, DON ve FUM gibi Fusarium mikotoksinlerinin bağırsakta pro-inflamatuar sitokinlerin yukarı regülasyonuna yol açtığını açıkça göstermektedir. Bağışıklık sisteminin yüzde yetmişi bağırsakta bulunur ve mikotoksinler yemde düşük konsantrasyonlarda bile olsa hızlı bir mukozal inflamatuar yanıtı destekler. Bağırsak epitelyumunda "Tight junction" proteinleri de bu tür sitokinler tarafından düzenlenir. Gevşemiş "Tight junction", “sızan bağırsak sendromuna” neden olabilir ve bu da kan dolaşımına giren ve hedef organlara hareket eden patojenlere ve toksinlere neden olur. Sonuç olarak, bağırsak geçirgenliği, bağırsak bozuklukları ve hastalık salgını sıklığı artar (Şekil 3).

Şekil 3. Bağırsakta mikotoksin kontaminasyonunun sonuçları.

Bağırsakta mikotoksin kontaminasyonunun sonuçları.

Düşük mikotoksin kontaminasyon seviyelerinde bozulmuş bağışıklık

DON ve FUM'un birlikte ortaya çıkmasının bağışıklık fonksiyonunu modüle ettiği bilinmektedir. Kümes hayvanlarının aşı programlarına karşı antikor titrelerinin sayısındaki azalma buna iyi bir örnektir. Birkaç araştırma sonucu DON ve FUM'un Newcastle Hastalığı (ND) ve Enfeksiyöz Bronşit Virüsüne (IBV) karşı antikor yanıtını azalttığını göstermiştir. Avusturya'da yapılan bir deneyde, DON ile kontamine bir besleme, kontrole kıyasla IBV aşısına karşı serum antikor titrelerini düşürmüştür (Şekil 4), Bununla birlikte, DON-kontamine besleme grubu, DON-biyo-degrade bakterileri, Biomin® BBSH 797 içeren bir mikotoksin deaktivatörü olan Mycofix® Select (MSE) ile beslendiğinde IBV antikor titreleri gelişmiştir.

Şekil 4. Broyler tavuklarda DON ve Mycofix® Select (MSE) IBV antikor titreleri üzerindeki etkisi.Figure 4. Effect of DON and Mycofix® Select (MSE) on IBV antibody titres in broiler chickens.

Kanatlılarda mikotoksin risk yönetimi

Mikotoksinlere karşı mücadele söz konusu olduğunda, kümes hayvanları endüstrisinde öncelikle akla “toksin bağlayıcıları” gelir. Bununla birlikte, kil minerali bağlayıcıları tüm mikotoksinlere karşı etkili değildir. Özellikle Fusarium mikotoksinlerinin yapıları bağlayıcılarla adsorbe edilmeye uygun olmadığından bu tür bağlayıcılar bu mikotoksinlere karşı etkili olamazlar. Bunlar için mikrop ve enzimler kullanarak biyotransformasyon en etkili stratejidir. Bu strateji, mikotoksinleri toksik olmayan metabolitlere dönüştürerek kanatlılara güvenilir bir koruma sağlar. Biyotransformasyon hızlı, spesifik ve geri döndürülemezdir. Buna ek olarak, biyokoruma stratejisi de son derece önemlidir. Mycofix® Select, içerdiği bitki ve yosun ekstreleri ile mikotoksinlerin neden olduğu bağışıklık baskılamasının üstesinden gelmek için hepato-koruyucu bir etki sağlar. Farklı stratejilerden oluşan bir kombinasyon, kanatlı yemlerindeki zayıf absorbe olmuş Fusarium mikotoksinleriyle multi-mikotoksin kontaminasyonu durumunda, mikotoksinlerin olumsuz etkilerine karşı daha güçlü savaşır.

This article originally appeared in Asian Poultry.