Rumen Fermentasyonu

PROTEİN ÜRETİMİ

[Translate to Türkçe:] What’s Wrong With My Herd? Part 9 – Rumen Fermentation

Hayvanların gerçekte proteine değil, amino asitlere ihtiyacı vardır. 'İdeal protein', ineğin sindirim sisteminde esansiyel amino asit (proteinlerin yapıtaşı) ihtiyacını karşılar. Bağırsaklara ulaşan protein, rumen içindeki mikro organizmaların büyümesinden kaynaklanan amino asitlerin bir birleşimidir ve yemden kaynaklanan sindirilmemiş proteindir. Mikrobiyal protein, esansiyel amino asitlerin doğru oranına sahiptir, bu nedenle mikrobiyal proteini maksimize etmek, ineğin protein gereksinimlerini karşılamak için çok etkili bir yöntemdir. En sınırlayıcı iki amino asit, metiyonin ve lizindir ve bu amino asitlerin her ikisinin de rumen-korumalı kaynaklarını sağlamak için bir pazar gelişmiştir. Mısır taneleri aynı zamanda iyi bir bypass metiyonin kaynağıdır ve bazı "işlenmiş" soya fasulyesi yemleri de bir lizin kaynağı olabilir. Rumende bulunan mikrobiyal popülasyon, üre gibi protein olmayan azot (NPN) kaynaklarından da faydalanabilir ve bunları mikrobiyal proteine dönüştürebilir. Bununla birlikte, NPN'den tam olarak faydalanmak için, mikrobiyal büyümeyi teşvik eden ve ayrıca amino asit üretimi için gereken karbonu sağlayan hazır bir enerji kaynağı bulunmalıdır. Beslenme uzmanının mikrobiyal protein üretimini en üst düzeye çıkarmasına yardımcı olmak için bazı çoklu bilgisayar modelleme sistemleri mevcuttur.

Lif, mikrobiyal popülasyon ve rumen arasındaki simbiyotik ilişkiyle süte dönüştürülür.

YEMDEN GELEN ENERJİ

Meme enzimleri lifi sindiremez, ancak inek tarafından enerji olarak kullanılan ve VFA üreten rumen mikropları sindirebilir. Asetik asit (asetat) ve propiyonik asit (propiyonat) en yaygın ve önemli VFA'lardır.

Asetik asit, süt yağı üretimi ile yakından ilişkili iki karbonlu bir şekerdir. Asetat üretimi sınırlı lifli yemlerde veya az kullanılan liflerde düşüktür. İnek, ruminasyon işleminin bir parçası olarak besini mideden ağıza geri gönderir ve tekrar çiğneyerek tükürüğü ile ilave tamponlama kapasitesi kazandırır.

pH dengesi sağlıklı rumen fermantasyonu ve VFA üretimi için hayatidir. Buna bağlı olarak yemi tekrar çiğnemeyi teşvik etmesi gereken fakat toplamda lif eksiği olan veya yanlış miktarda etkili lif içeren yemler zayıf süt yağının nedenlerindendir. Rumen bakterileri nişasta kullanır, böylece ineğin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterince sindirilebilir karbonhidratla beslenmesine gerek kalmaz. Karaciğer, karbonhidrat olmayan kaynaklardan gelen glikoz üretiminden sorumludur ve bu karbonun belirli amino asitlerden uzaklaştırılması ve kullanılması anblamına gelir. Neyse ki glikoz üretmek için izinli bölgelerde propiyonat ve yem katkı maddeleri kullanılabilir.

MOMENSIN

İyonofor monensin, rumen içindeki VFA oranını değiştirebilir. VFA,  enerji ve laktoz sentezi için kullanılan glikoz üretimini desteklemek amacıyla propiyonat üretimini artırır. Sütteki laktoz seviyeleri, süt yağı veya protein seviyelerinden daha sabittir. Laktoz, meme bezindeki salgı hücrelerine çekilen su miktarını düzenleyerek süt hacmini artırmaya yardımcı olduğundan, düşük süt üretiminde bir glikoz kıtlığı ortaya çıkabilir.

Bağırsaklara ulaşan protein, rumendeki mikro organizmaların büyümesinden ve orijinal yemdeki proteinlerden oluşan bir amino asit kombinasyonudur.

TAMPONLAYICI MADDELER

Tahılla beslenme, fazla miktarda VFA ve laktik asit üretimine neden olabilir; bu da rumen duvarının bütünlüğünü azaltabilir ve karaciğer apselerine yol açan subklinik veya klinik asidoza neden olabilir. Tahıl beslemesinin etkilerinden bazıları, pH'ı artırmaya yardımcı olan çeşitli tamponlayıcı maddelerle telafi edilebilir.

MAYALAR

Canlı maya, otolize maya ve maya kültürleri; rumen fermantasyonunu iyileştirmek için kullanılır ve yem içindeki lif ve organik maddenin sindirilebilirliğini arttırır. Bu maya ürünleri, daha fazla anaerobik bir ortam yaratıp fermantasyonu iyileştirerek veya bakteri üremesini teşvik etmek için gereken besinleri sağlayarak farklı şekillerde çalışabilir.

TOKSİN AZALTMA ÜRÜNLERİ

Rumen bakterileri birçok bitki ve mantar toksinini parçalayabilir, ancak bazı toksinler mikrobiyal üretimi ve ardından hayvansal üretimi azaltabilir. Üreticiler, kontamine olmuş yemleri, daha fazla hastalığa yatkın olan yüksek verimli ineklere vermekten kaçınmalı ve bu toksinlerin etkilerini en aza indirgemek için çeşitli yöntemler düşünmelidir. Etkili bir rumen ineğin yem kullanmasına ve insan tüketimi için ürün sağlamasına izin verir. Mikrobiyal büyüme için sağlıklı bir ortam yaratarak rumen fermentasyonunu maksimize eden besleme programları ise hayvansal üretimi artırmaya yardımcı olacaktır.

Bu makale ilk olarak International Dairy Topics'de yayınlanmıştır.